Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Hiçli şiir

Sus ki halden anlasın toprak  Güvertede simit işçisi martı anlasın Bilmez kalp kırıldığını gülmek akla gelmeden Sus ki eylemin bilinsin gaip saltanatında Konuşarak ölür gönlü yarda kalan Bu sokak karanlığı titreyen fener Ve boğazındaki gemileri yutkunamayan şehir  Ancak sen feryadını yutarsan dile gelir Sus ki sessizliğin kefesinde ağır gelsin hatrın O sessizlik ki sahibi her sineye ilacını verir.

Gelmeyenin şiiri

Gel etme yoksuluz ikimiz de Olanım kopanım sermayem Kaynayan ömrümün buharından kalan İçilmemiş kıyılmamış bir Yudum gülüşün Gel etme yakışırız biz bize. Yalnızca bir çift serçeyiz aynı tele konmayan, konuşmayan. Gökyüzü hep aynı gözlerimiz değil Bir çift uykusuz yeşil bebek taşırsın  Bense talihimi kirpiklerimde... Gel etme ölürüz ikimiz de Seni de yıkar bu yağmurlar beni de Ikimize de yeter bir dilim huzur  Ve sarı pencereli orta halli bir hane Yalnız bizim sevdiğimiz Gel etme doğarız yeniden Sen gülüşünde, ben sende.  Gel,  gitme...

Anlatım bozukluğu

Zamandan sorumsuzdum bir yelkovan kesti ömrümü Rabbim durdur, çok kan kaybetti takvimim. Sırtındayım dolunayın. Işık görmem. Parça parça zulme mahzar oldu nesfim Kutlu bilir her zalim Hey Hak! yırtılmıyor ışığını kesen göz zarım Bir yalnızlığın karanlığı yol gösterir kör benliğime Ben oluruz, Biz ölürüz, Sen dirilir hepsi.

öykülemesine...

​​Ah benim komedyenler koynunda uyuyan hüznüm. Şimdi seni hangi kızarmış Münir Özkul yanağında dindirsem. Kendi zerre itibarı görmese de göbekli zenginler tartısında, yeryüzünde hiçbir cetvelin ölçemeyeceği kocaman Allah lafzı vardı yoksul gencin kalbinde. Yemek istediği kardeşinden gelen fırçayı tüm kalbi, yemeği yine sağ eliyle yerdi. Unutmazdı. Hah bir de Aysel vardı düşlerine tahta mandal ile astığı. Çorabının zaptedemediği içlik donu, günü geçerse kesilecek elektriğin faturası bir de Aysel. Sanki güneşini çalmış da gencin, maviye boyayıp göz kapa​​klarında saklamış. Hırsızdı Aysel. Geceleri vakit çalardı, bayılırdı 3-5 saatlerine. Nerde bitik bir kalp görse "kim atmış, sevilirdi bu daha" derdi. Ne güzel gülerdi be! 32 diş tekmili birden bir müzikalin ritmiyle eğilirdi. Ah ne beceriksiz aktörlerdi bahar kuşları onun konuşmasını taklit etmede. "- Bu kız benim olsa... "dedi genç, "- iki cihanımdan birini verirdim düşünmeden." Alıp anne babasını g...

Davulun sesi

Klasik dışı doksanlar​ Yüzüne dolunay serpiştirilmiş insanlar vardı memleketimde. Şimdi ne dolunayı görebiliyorum ne de o yüzleri.Yüz yok yüzlerce insanda. Cuma çıkışı cami kapısında o üçgen mevlit şekeri için sabırla beklerdim dedemi. El öpme sayısını parasal hasılata oranlamak henüz adet olmamıştı. Demirel'in bayram mesajı imam fetvası yerindeydi. O zaman farkedilmiyordu; "Saflık derecesinde merhametli toplum, insafsız cehalete giden yoldu." Ergenliğimdeki kadar "kanunen" Allah zararlı değildi ama sakıncalı çıkıyordu her sohbet taramasında. Gerçek iman yobazlık, laik imam örnek bireydi. Din ile devlet işleri n​​işan atmıştı da, devlet "bir daha karşıma çıkma" diyordu. Ferdi Tayfur sokağın başından zile basışına kadar süren iletişim deneyimini şarkı yapmışken, akranlarımdan bunu anlama​​larını beklemek insafsızlık olurdu. Ah be Ferdi abi! Direkt kapıyı açtığı yerden niye başlamazsın ki... O sahneyi atlamak için kaseti sarmaya üşenirdim. Sonra bir...

Düşte ağır pratikte hafif cümleler

Bana bir anlamdan bahset cümle olayım ona yeri göğü düşürsün kalbime cümle kimsesi ben olayım bir çift göz tut aynandan kadir bilen bir güzel yok mu şu sihirli suyunda her keman sesinde boşluğun ziyaretçisi olmasın gözlerim evrende bir noktayız madem cümlesi olayım, sonumu getirsin derdimiz olsun el yazısı bir cümle okunaklı dursun mahşer defterinde bana bir yarımdan bahset yarm gelip onda tam olayım

şiirsel yemin

Şişşt... sessiz olun. Birazdan öyküm başlıyor... Kahraman gerektirmeyen. girişi kursakta kalmış gelişmesi protein yetersizliğinden durmuş ve sonu çok da gerekli olmayan bir öykü. kim sessizse kendi haksızlığında Her kim sessizse... kimsesizdir. şişşttt... öykü başlıyor, sizin okuyamayacağınız...