Ana içeriğe atla

Tavandaki yazı

Bir kuzgun sanrısında bulanıklaşan çöl düşlerimiz. Kaçırmışız bilgenin keyfini. Sonu yok bu kendimizden sürgün edilişin kendimizce. Bir ceylanın avcıdaki hatrı kadar değiliz Bundan hiç bir ok yaralamaz bizi.

Çok sesli sosyolojik yalnızlığımın kanattığı buhranımla düşledim seni. Babamın anlattığı annemde yoktun ve iklimler gibi çok değişken kelimeler kullanmadan yazdım her gidişini mavi günlüğüme. Her sabah penceremde belirip duvarıma çentik atan güneş, bir çocuğun daha öldüğünü söylediğinden olsa gerek, adından önce adalet gelir göçebe aklıma. Sanırım aşkı için gözyaşı dökenlerin çok vakti olmalı. Bu dünya çok hasta ve bulaşmadan gidelim buralardan. Çünkü gidelim diyeceği "buralar"ı kalmamış adamlar gördüm mezar taşı enkazlar olan. Savaş hiç romantik değil, açlık şiirlerle anlatılmaz ve köşe yazarları birer ceset sayacı bu dünyada.
Her gece ölüyor insanlar uykudan önce, uykudan sonra ve kahvaltıda. Bize adaleti sağlayacak bir yoksulluk gerek. Bize birbirimizi anlatacak koyu bir açlık, şeker kuyrukları ve ekmek karneleri gerek. Çünkü anlamayacaklar ölümlerin kıyamet provası olduğunu, bilmeyecekler cenaze namazındaki safların temsili mahşerliğini.
İşte böylesine çıldırmış bir dünyanın yarattığı buhranıma zamansız kabul ettim seni. Onlar ekmeğe ve vatana ağlarken beni seni düşünmeye bir gülüşle zorlaman vicdanımın şark göreviydi.

Kaldı ki, hayal ettiğin evin pembe panjuruna küfretmemek işten bile değildi.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

bizim olan şiir

Belki hiç bilmeden öleceğim Hangi suskunluk treni ulaşır İçindeki duraksız sessizliğe Merhamet, miğferi delik yalnız asker Elimden tut diyorum çünkü Sen tuttukça beliren bir kalabalık var göğsümde Ezgisinden kopuk bir zincirle bağlanmışken sûni gün doğumlarına Şimdi hangi vakitte öleceğimi bilmemek acziyetim değil hakkımdır Cellat kılıcı altındaki kelle kadar Özgürüm bu dünyada Elimden tut diyorum çünkü o zaman Hiçbir saat yetmiyor kalp atışlarımı saymaya Zarif kıyım fabrikasyon adamlar, Hiçbir genç kızın günlük tutanağında adı geçmemiş adamlar Aşkı anlatıyor ekranlarlarda. Sûretini mesai saatlerinden almış Esnaf gülüşlü kadınlar Tebessümünü kablosuz heyecanlara bağlayan çocuklar arasında Elimden tut diyorum çünkü Yeni bir yuva inşa etmeliyiz Toprağı katışıksız ve bize ait tuğlalardan

Sapkınlığa yumuşak geçiş ; Modernizm

Modernizm ve modern insanlar yükseldikçe içlerindeki hayvan da boy atıyor. Çağdaş insan kimliğinin yani o entelektüel duruşun en büyük avantajı, içindeki hayvanı saklayabiliyor olması. Dünyanın 51 Ülkesinde Yetişkin İçerikli Film Sitelerinde En Çok Aranan Kelimelerin yer aldığı istatistik verilerine bakılınca kendini modern olarak sınıflandıran ve öyle görülen ülkelerle gelişmemiş, gelişmekte olan, yolda kalan vs ülkelerin arama terimleri acı bir gerçeği ortaya koyuyor. Sapkınlığın uç noktaya vardığı, çocuk pornosunun en çok kullanıldığı ülkelerin başını modern ülkeler çekiyor. O muhteşem entelektüel duruşlu ülkelerin "teen" kelimesini en çok kullanan ülkeler olması aslında sadece bilgi sahibi olmanın tek başına bir halta yaramayacağını anlatıyor. Fazlaca bilginin verdiği erdem "Ahlak" olmalı derken, aslında ahlaksızlığa giden patikaları keşfetmesini/yaratmasını da sağlıyor insanın. İlginçtir ki, aile yaşantısından tutun, dostluk ilişkilerine kadar gelenekç...

Noter onaylı mektup

Sevgilim Kesisen yollarimizin doktugu kan helaldir umutlarimiza Hani utanmasak yalnizca seni sevmeliyiz ikimiz. Yani "bence" öyle. Ne kadar erken baslarsak seni sevme isine O kadar daha az gec kaliriz ezilmisliklerini merhemlemeye. Tam olmaz belki bunu kabul ederim. Bir de sabahin dördünde yalnizca benim uyumadigimi. Keske bir yorgan örtebilse ikimizin uzun boylu yalnizligini Ve yastikta senin sac telini görmekten bikacagim gunun hayalini tovbe nidaları ile kışkışlamalarım  anlam kazansa. Imkansizliginda Zümer 53 ve kurdugum hayalin icin fikrim ; Varligina kiyasla sallama cay, telvesiz kahve... Ve agir olacak belki ama cakma parfümleri hic sevmiyorum sensiz hayal kurarken resmine bakip... Hani geliyorum desen, "sen yorulma bi koşu giderim notere" deyip, dünyayı tapulayacağım üstüne. Şair burada ne demiştir, anlatacağım bir bir...