Ana içeriğe atla

Diyaloglu Figüran

Resimler işte görenle görünenin bir karelik, mahrem ilişkisi.
 Eskilerin görünümü ve yenilerin gözleri...Uzun uzun bakarsın bir resme, resimle tanış olursun şahsı hiç görmesen de.Görünmektir resim, kanıt değilse de bir yerde görünmektir, var oldum diyebilmenin dijital halidir orjinal olmasa bile.Oysa ruh ve Rab ihtiyaç duymaz delile sevmek için. Rab "Samet'tir" hiç bir şeye ihtiyaç duymaz, ihtiyaç duyulandır.Ruh bedenin halifesidir; Allah'ın bedendeki ve yeryüzündeki halifesi. Bezm-i elest'ten bu yana hükmünü unuttuğu bir kontratın tek taraflı fesih kibirlisidir insan.

  Ben ne zaman kalbim acısa evrene sataşırım.
Tüm güzel şarkıların saçını çeker, tüm meyvesi esirgenen ağaç sahiplerinin camlarını taşlarım.Canım yandı, etim ezildi, ruhum bedenime ağır geldi, başım gövdeme...Affedici rabbimdir evet ama neden gönlüm bir türlü razı değil?

 -Neden sanki bunca zaman çektiğim sıkıntıları sahibinin o kadir bilmez boğazına düğümlemek istiyorum?
 -Bahsedilen öfkenin, galip yiğitliği bu olsa gerek. Yalan söylemeyeceğim. İsmim ezildi, kızgınım.
-Peki ne yapacağız?
-Hiç. dikip gözlerimizi şafağı bekleyeceğiz. Şafağa kadar dua edeceğiz.
 - Daha önce de böyle canın yandı mı ?
- Hayır ama, daha önce de, ondan öncekiler için böyle demiştim?
- Aşk?
- Hayır daha önceki can yakan sıkıntılarım.
- Geçti mi?
 - hayır.
- Acıyor mu ?
- hayır. sadece şimdi sen sorunca anladım artık acıtmadığını.  

  Zaman işte, akrep ile yelkovanın basit, kaytarmasız işçiliği, aklın tembelliği Durmaz oysa kalp. Biraz kalbime benzerim ben, durmam hiç bir vakit.Sen akılsın sevgilim, ben Kalp.Sen düşünürsün, ölçersin, tartarsın.Ben Severim, severim, severim...

Bu yüzden o aklını seveyim!
 O mantıkçılığını,
O teslimiyeti kölelikle harmanlayan aklını!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

bizim olan şiir

Belki hiç bilmeden öleceğim Hangi suskunluk treni ulaşır İçindeki duraksız sessizliğe Merhamet, miğferi delik yalnız asker Elimden tut diyorum çünkü Sen tuttukça beliren bir kalabalık var göğsümde Ezgisinden kopuk bir zincirle bağlanmışken sûni gün doğumlarına Şimdi hangi vakitte öleceğimi bilmemek acziyetim değil hakkımdır Cellat kılıcı altındaki kelle kadar Özgürüm bu dünyada Elimden tut diyorum çünkü o zaman Hiçbir saat yetmiyor kalp atışlarımı saymaya Zarif kıyım fabrikasyon adamlar, Hiçbir genç kızın günlük tutanağında adı geçmemiş adamlar Aşkı anlatıyor ekranlarlarda. Sûretini mesai saatlerinden almış Esnaf gülüşlü kadınlar Tebessümünü kablosuz heyecanlara bağlayan çocuklar arasında Elimden tut diyorum çünkü Yeni bir yuva inşa etmeliyiz Toprağı katışıksız ve bize ait tuğlalardan

Sapkınlığa yumuşak geçiş ; Modernizm

Modernizm ve modern insanlar yükseldikçe içlerindeki hayvan da boy atıyor. Çağdaş insan kimliğinin yani o entelektüel duruşun en büyük avantajı, içindeki hayvanı saklayabiliyor olması. Dünyanın 51 Ülkesinde Yetişkin İçerikli Film Sitelerinde En Çok Aranan Kelimelerin yer aldığı istatistik verilerine bakılınca kendini modern olarak sınıflandıran ve öyle görülen ülkelerle gelişmemiş, gelişmekte olan, yolda kalan vs ülkelerin arama terimleri acı bir gerçeği ortaya koyuyor. Sapkınlığın uç noktaya vardığı, çocuk pornosunun en çok kullanıldığı ülkelerin başını modern ülkeler çekiyor. O muhteşem entelektüel duruşlu ülkelerin "teen" kelimesini en çok kullanan ülkeler olması aslında sadece bilgi sahibi olmanın tek başına bir halta yaramayacağını anlatıyor. Fazlaca bilginin verdiği erdem "Ahlak" olmalı derken, aslında ahlaksızlığa giden patikaları keşfetmesini/yaratmasını da sağlıyor insanın. İlginçtir ki, aile yaşantısından tutun, dostluk ilişkilerine kadar gelenekç...

öykülemesine...

​​Ah benim komedyenler koynunda uyuyan hüznüm. Şimdi seni hangi kızarmış Münir Özkul yanağında dindirsem. Kendi zerre itibarı görmese de göbekli zenginler tartısında, yeryüzünde hiçbir cetvelin ölçemeyeceği kocaman Allah lafzı vardı yoksul gencin kalbinde. Yemek istediği kardeşinden gelen fırçayı tüm kalbi, yemeği yine sağ eliyle yerdi. Unutmazdı. Hah bir de Aysel vardı düşlerine tahta mandal ile astığı. Çorabının zaptedemediği içlik donu, günü geçerse kesilecek elektriğin faturası bir de Aysel. Sanki güneşini çalmış da gencin, maviye boyayıp göz kapa​​klarında saklamış. Hırsızdı Aysel. Geceleri vakit çalardı, bayılırdı 3-5 saatlerine. Nerde bitik bir kalp görse "kim atmış, sevilirdi bu daha" derdi. Ne güzel gülerdi be! 32 diş tekmili birden bir müzikalin ritmiyle eğilirdi. Ah ne beceriksiz aktörlerdi bahar kuşları onun konuşmasını taklit etmede. "- Bu kız benim olsa... "dedi genç, "- iki cihanımdan birini verirdim düşünmeden." Alıp anne babasını g...