Ana içeriğe atla

Demezsem üzülürüm...

"Hakan Şükür partiyi sattı" deniliyor. Bunu diyenlerin zamanında Erbakan'ı satanlar olması ve Has parti'yi kurup, insanlara ümit verip anında satarak Ak parti'ye geçen Numan Kurtulmuş'un da bünleyelerinde bulunması dikkate değer bir çelişkidir. Neden sorusunun cevabı, erbakan'ın neden sorusuna verilen cevapta hazırdır muhtemelen. Hakan Şükür zaten istifa etmese vekilliğini hatırlayamayacaktık o ayrı... Ama demek ki 90+3 te de oyuna sokabiliyor oyuncuyu "hoca". Sonuç olarak tutuklamalarla beraber postmodern darbeler yeniden başladı. Cemaat vs Akparti savaşında galibin önemi yok çünkü toplumun yeterince midesi bulandı. Nasıl 28 şubatta Asker ve Dönem aktörleri "Ordu & kemalizm fobisi" yarattıysa toplum üzerinde, Şimdi Cemaat ve Akparti İslam fobisi yaratmakta. Bu kimin işine gelir? valla bizim ülke hariç herkesin işine gelir.
İslamı bir dönem modası gibi görüp geçecek halk. Sonra denenmemiş Sosyalizm ya da Kapitalist folyoya sarılmış sosyal demokratlık dönemi denenecek. Sonra kalabalıklar oraya akın edecek, bir bakacaksınız 28 şubattaki gibi azınlık samimi müslüman topluluğu kalmış. Neyzen'in devrimden sonra ilk dayak yiyen olması gibi gene olan onlara olacak. hapisler, işkenceler vs... Ama inanın onların acelesi yok. Onların hayattan beklentisi abdest alınarak elde edilen ihaleler ya da kafa kol ilişkisi ile gelen memuriyet değil. O gibi insanlar Allah'a memurdur ve en büyük zorluğa karşı bile "selam olsun" diyebilen insanlardır. Ben en çok onlara içleniyorum. Aslında onların geçen bir ödeme dönemleri yok. Kıyameti bekleyebilirler, aceleleri hiç yok.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

bizim olan şiir

Belki hiç bilmeden öleceğim Hangi suskunluk treni ulaşır İçindeki duraksız sessizliğe Merhamet, miğferi delik yalnız asker Elimden tut diyorum çünkü Sen tuttukça beliren bir kalabalık var göğsümde Ezgisinden kopuk bir zincirle bağlanmışken sûni gün doğumlarına Şimdi hangi vakitte öleceğimi bilmemek acziyetim değil hakkımdır Cellat kılıcı altındaki kelle kadar Özgürüm bu dünyada Elimden tut diyorum çünkü o zaman Hiçbir saat yetmiyor kalp atışlarımı saymaya Zarif kıyım fabrikasyon adamlar, Hiçbir genç kızın günlük tutanağında adı geçmemiş adamlar Aşkı anlatıyor ekranlarlarda. Sûretini mesai saatlerinden almış Esnaf gülüşlü kadınlar Tebessümünü kablosuz heyecanlara bağlayan çocuklar arasında Elimden tut diyorum çünkü Yeni bir yuva inşa etmeliyiz Toprağı katışıksız ve bize ait tuğlalardan

Sapkınlığa yumuşak geçiş ; Modernizm

Modernizm ve modern insanlar yükseldikçe içlerindeki hayvan da boy atıyor. Çağdaş insan kimliğinin yani o entelektüel duruşun en büyük avantajı, içindeki hayvanı saklayabiliyor olması. Dünyanın 51 Ülkesinde Yetişkin İçerikli Film Sitelerinde En Çok Aranan Kelimelerin yer aldığı istatistik verilerine bakılınca kendini modern olarak sınıflandıran ve öyle görülen ülkelerle gelişmemiş, gelişmekte olan, yolda kalan vs ülkelerin arama terimleri acı bir gerçeği ortaya koyuyor. Sapkınlığın uç noktaya vardığı, çocuk pornosunun en çok kullanıldığı ülkelerin başını modern ülkeler çekiyor. O muhteşem entelektüel duruşlu ülkelerin "teen" kelimesini en çok kullanan ülkeler olması aslında sadece bilgi sahibi olmanın tek başına bir halta yaramayacağını anlatıyor. Fazlaca bilginin verdiği erdem "Ahlak" olmalı derken, aslında ahlaksızlığa giden patikaları keşfetmesini/yaratmasını da sağlıyor insanın. İlginçtir ki, aile yaşantısından tutun, dostluk ilişkilerine kadar gelenekç...

Noter onaylı mektup

Sevgilim Kesisen yollarimizin doktugu kan helaldir umutlarimiza Hani utanmasak yalnizca seni sevmeliyiz ikimiz. Yani "bence" öyle. Ne kadar erken baslarsak seni sevme isine O kadar daha az gec kaliriz ezilmisliklerini merhemlemeye. Tam olmaz belki bunu kabul ederim. Bir de sabahin dördünde yalnizca benim uyumadigimi. Keske bir yorgan örtebilse ikimizin uzun boylu yalnizligini Ve yastikta senin sac telini görmekten bikacagim gunun hayalini tovbe nidaları ile kışkışlamalarım  anlam kazansa. Imkansizliginda Zümer 53 ve kurdugum hayalin icin fikrim ; Varligina kiyasla sallama cay, telvesiz kahve... Ve agir olacak belki ama cakma parfümleri hic sevmiyorum sensiz hayal kurarken resmine bakip... Hani geliyorum desen, "sen yorulma bi koşu giderim notere" deyip, dünyayı tapulayacağım üstüne. Şair burada ne demiştir, anlatacağım bir bir...