Ana içeriğe atla

Sarhoş rahipler...

Sen gördüğüm en güzelsin ve sarhoş rahiplerin tasarladığı dinler üstü gülüşün. Tarifi hiç bir kitapta bulunmayan yemek. Sanki biraz daha izlesem bitecek. Acaba diyorum; sesindeki huzurun dinlemenin tabelası yanlış yöne mi götürür umutlarımı?
Korkma farecik. Allah tuzak kurmaz bedava peynire insan gibi.
Sonra havasızlıktan mıdır nedir, açıyorum penceremi, ne kadar sen varsa uçuyor dışarıya. Öyle uyuyorum.

Bazen içinde bulunduğu anı tarif edemez insan. Güzelliği görünce tarif edemez zaten insan. Mümkünse, güzel değildir. Tarifi zor tahrifi mümkün olan güzelliklerle sınandık dünyada. İşte sen de böyle bir anda çıktın karşıma. Gülüşünün iplerini çözen rabbim dilimi bağladı. Güzellik sana verildi, cümleler şairlere. Peki ben ne yapayım? Çirkinliğim tahrifatın olur. Arif olan tahrife şaşar kalır. Biz Nuh'tan bu yana severiz bozgunculuğu. Eh Nush ile uslanmayanın hakkı tufandır. Sen çıktın karşıma. Göz çukurlarındaki okyanus boğdu uykularımı. Oysa çiftinden caydım, kurtaracak gemi bile yapamadım tek bilincimi...
Sonra mümkün güzelliklerde buldum seni;
Bir otistik çocuğun çizdiği resimde
İlk kez anne diyen bebekte, kadife teninde
Sancısı geçen hasta yüzünde
Eve dönüşte çocuğuna karne hediyesi alabilen babada
Yoğun bakımda doktordan sevinç haberini alan yakınlarda
Bankaya borcu kalmayan işçilerde

Bu o kadar sürdü gitti ki
Yüzünü unuttum, gözlerini ise yalnız vapurdan dışarıya baktığımda görürüm.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

bizim olan şiir

Belki hiç bilmeden öleceğim Hangi suskunluk treni ulaşır İçindeki duraksız sessizliğe Merhamet, miğferi delik yalnız asker Elimden tut diyorum çünkü Sen tuttukça beliren bir kalabalık var göğsümde Ezgisinden kopuk bir zincirle bağlanmışken sûni gün doğumlarına Şimdi hangi vakitte öleceğimi bilmemek acziyetim değil hakkımdır Cellat kılıcı altındaki kelle kadar Özgürüm bu dünyada Elimden tut diyorum çünkü o zaman Hiçbir saat yetmiyor kalp atışlarımı saymaya Zarif kıyım fabrikasyon adamlar, Hiçbir genç kızın günlük tutanağında adı geçmemiş adamlar Aşkı anlatıyor ekranlarlarda. Sûretini mesai saatlerinden almış Esnaf gülüşlü kadınlar Tebessümünü kablosuz heyecanlara bağlayan çocuklar arasında Elimden tut diyorum çünkü Yeni bir yuva inşa etmeliyiz Toprağı katışıksız ve bize ait tuğlalardan

Sapkınlığa yumuşak geçiş ; Modernizm

Modernizm ve modern insanlar yükseldikçe içlerindeki hayvan da boy atıyor. Çağdaş insan kimliğinin yani o entelektüel duruşun en büyük avantajı, içindeki hayvanı saklayabiliyor olması. Dünyanın 51 Ülkesinde Yetişkin İçerikli Film Sitelerinde En Çok Aranan Kelimelerin yer aldığı istatistik verilerine bakılınca kendini modern olarak sınıflandıran ve öyle görülen ülkelerle gelişmemiş, gelişmekte olan, yolda kalan vs ülkelerin arama terimleri acı bir gerçeği ortaya koyuyor. Sapkınlığın uç noktaya vardığı, çocuk pornosunun en çok kullanıldığı ülkelerin başını modern ülkeler çekiyor. O muhteşem entelektüel duruşlu ülkelerin "teen" kelimesini en çok kullanan ülkeler olması aslında sadece bilgi sahibi olmanın tek başına bir halta yaramayacağını anlatıyor. Fazlaca bilginin verdiği erdem "Ahlak" olmalı derken, aslında ahlaksızlığa giden patikaları keşfetmesini/yaratmasını da sağlıyor insanın. İlginçtir ki, aile yaşantısından tutun, dostluk ilişkilerine kadar gelenekç...

Noter onaylı mektup

Sevgilim Kesisen yollarimizin doktugu kan helaldir umutlarimiza Hani utanmasak yalnizca seni sevmeliyiz ikimiz. Yani "bence" öyle. Ne kadar erken baslarsak seni sevme isine O kadar daha az gec kaliriz ezilmisliklerini merhemlemeye. Tam olmaz belki bunu kabul ederim. Bir de sabahin dördünde yalnizca benim uyumadigimi. Keske bir yorgan örtebilse ikimizin uzun boylu yalnizligini Ve yastikta senin sac telini görmekten bikacagim gunun hayalini tovbe nidaları ile kışkışlamalarım  anlam kazansa. Imkansizliginda Zümer 53 ve kurdugum hayalin icin fikrim ; Varligina kiyasla sallama cay, telvesiz kahve... Ve agir olacak belki ama cakma parfümleri hic sevmiyorum sensiz hayal kurarken resmine bakip... Hani geliyorum desen, "sen yorulma bi koşu giderim notere" deyip, dünyayı tapulayacağım üstüne. Şair burada ne demiştir, anlatacağım bir bir...